İyi bir antrenör özel yaşantısında ve çalışma hayatında örnek olmalı, uzman olmalı, uzmanlık alanında tecrübesini abartmadan, kibar, saygılı, meslektaşları ile iyi ilişkiler içinde bulunmalıdır. Kendi kulübünden diğer kulüplere sporcu transferi olduğu zaman agresifleşip, karşı kulübün teknik direktörünü arayıp hakaret etmemeli, yüzyüze gediğinde de diğer sporcuların yanında kendine yakışmayan davranışlarda bulunup kendini ve klübünü seviyesizleştirmemelidir. Unutmamalıdır ki antrenman ve müsabakalarda temsil ettiği klübün de bir başkanı ve yönetim kurulu vardır.
Yarışma ilkelerine saygılı,rekabette adil olmaya önem vermeli.İnsan haklarına saygı göstermeli, ayrımcılık yapmamalı. Antrenörlük yetkisini kötüye kullanmamalıdır. Müsabakanın sahada oynanıp sahada bittiğini iyi idrak etmeli, hakemlere sözlü veya fiziki saldırmamalıdır.
Sporcusunun psikolojik durumlarını iyi gözlemlemeli, çalışma yapacağı ortamın güvenirliğini sağlamalıdır, sporcularına zarar verecek antrenman tekniklerinden kaçınmalı sakatlık durumunda sporcularının devam edip edemeyeceği kararını verirken sporcunun gelecekteki  sağlığını ön plana alarak hareket etmelidir. Gerekli bilgileri sporcularına tam vermeli, spor anlamında dürüst olmalıdır.
Sporcu, aile ve antrenör ile oluşan sporcu ilişkilerinde net olmalı. Sporcuyu arkadaşlarının yanında rencide etmemelidir. Sporcular arasında zengin-fakir, torpilli-torpilsiz ayrımı yapmadan takım içerisindeki dengeleri iyi kurmalıdır. Uygun olduğunda başkalarına da sorumluluk vererek yetişmesini sağlamalı, sporcuların ihtiyacı olduğunda yardımcı olmalı. Sporcuları, öğrencileri sadece aidat kapısı ve yolunacak bir kaz olarak görmemelidir. Sporcuların performansını artırıcı ilaç kullanımına, sigara, alkol kullanımına izin vermemeli ve sporcularını koruyucu bir tutum sergilemelidir. Öncelikle sporcuların yanında, soyunma odalarında taktik verirken kendisi sigara ve tütün mamülleri tüketmemeli, vereceği taktiklerde ağzından zinkaflı sözcükler çıkmamalıdır. Antrenmanlara ruhu dinç ve fiziki gücü yerinde bir şekilde gelmelidir.
Sporcuların danışmanı olmalı basında ve toplum önünde yanlış bilgi vermemeli. Sporcunun gelişimi için gerekli antrenman programı hazırlamalı, bu program açık ve anlaşılır biçimde olmalıdır.. Sporcunun teknikleri ve becerisini yükseltmek için yükleme yapılmamalı sporcunu sağlığı için. Yeterli bilgisi yoksa bu konuda sorumluluk almamalı zorlandığı konuda diğer antrenörlerden bilgi alışverişi yapmalı sporcuya zarar gelmeyecek şekilde çözüm üretilmeme durumunda resmi makamlara bildirmeli uygunsuz şikayetlerin önüne geçmelidir.
Antrenör sporun temel taşıdır, antrenöre ne kadar imkan sağlanırsa, ne kadar iyi eğitilirse yetiştirecek olduğu sporcu o derece yüksek performans gösterir, sporcunun performansı antrenör için çok önemlidir. Unutmayalım çok iyi sporcunun arkasında bilgili, destekleyici ve güçlü bir antrenör vardır. Bunları önce kendi beyninde idrak etmeli, görev ve sorumluluklarını bu şuurla sergilemelidir.
İyi bir sporcu olmak için küçük yaşta fark edilip bilgili ve dalında uzman bir antrenörde yetişirse sporcunun yeteneğini antrenörün uzmanlığı ile başarı yakalanmış olur.
Sporcu iyi bir teknik ve taktikle yetiştirilirse çok iyi sonuç elde edilir. Böylelikle  sporcu da en iyi performansını sergilemiş olur. Bu nedenle tempolu bir şekilde çalışmalı beceri ve uyum içinde yapılan antrenman sonucunda başarı yakalanmış olur. Sporcu aldığı bilgilere göre yaşamalıdır, antrenörler ise her zaman kendilerini yenilemeli ki arkasından sağlam, güçlü ve başarılı sporcuları olsun. Ayrıca antrenör spor bilimi, spor hekimi ve spor psikologlarından aldığı bilgi ile birlikte kendi bilgisini de pekiştirip sporcusuna her zaman vermelidir.
Sporcunun iyi performans gösterip göstermediği antrenörünün göstermiş olduğu davranışa bağlıdır. Her sporcu antrenörünün de farklı davranışından etkilenmektedir. Antrenörün davranışları uygun olmalıdır.
Sonuç olarak sağlıklı bir antrenör ve yetenekli sporcu ilişki sonucunda başarıya ulaşılır, bu nedenle antrenör ve sporcu ve aile ilişkisi ne kadar güçlü olursa o kadar başarı elde edilir. Bunu yapamayacak kapasitede bir antrenörse diğer başarılı meslekdaşlarının önünü kesmemeli ve bir an evvel bu işi bırakıp, stadyumlarda seyirci bile olmadan evinde maçları izlemelidir. Tabi onu da medeni bir şekilde, çevresine zarar vermeden yapabilme yeteneğine sahipse!
Kaynak.YAVUZ AKGUN


Yorum Gönder

Blogger tarafından desteklenmektedir.