İstanbul Kastamonuspor Teknik Direktörü Birol Yalçın, sezonun başlamasına kısa bir süre devraldığı Kırmızı-Siyahlılarda bu program sıkışıklığı nedeniyle sıkıntılar yaşadıklarını, bunun da takımın aldığı sonuçları etkilediğini söyledi.

Tecrüebeli çalıştırıcı artık amatör ligin isimde amatör kaldığını vurgularken ara transfer konusunda acilen düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti.

Yerel Futbol'un sorularını yanıtlayan Yalçın'la gerçekleştirdiğimiz söyleşi şöyle:
Hocam, sezon öncesi kulüp olarak hedefleriniz neydi? Bunun ne kadarını gerçekleştirebildiniz?

Kulüp olarak sezon öncesi takım yapılanması, bu konudaki yetkili kişilerin özel işlerinin yoğunluğundan dolayı sıkıntılı ve bana göre yetersiz olmuştu. Anlaşma tarihimden 10 gün sonra ligler başlıyordu ve benim açımdan zor bir durumdu. Eldeki 25 kişilik kadro antrenmanlara 1.5 ay önce başlamasına rağmen yaptığım görsel ve bilimsel değerlendirmeler sonunda durumu çok olumlu görmediğimden 20 futbolcu ile yollarımızı ayırdık. Kısa bir zaman kaldığı için de düşük maliyetli, genç fakat yetenekli isimlerle lige başladık.

Her antrenör ve takım gibi bizler de yapabileceğimizin en iyisini yapmak için uğraştık fakat bizim mentalitemiz sırf sportif netice ile sınırlı değil. Genç yetenekleri bulmak ve eğitmek, ekonomik olarak kulübün güçlenmesine katkı sağlamak da hedefler arasında. Kısa vadede bunların bir kısmına ulaştık. Tabii orta ve uzun vadeli plan programımız da var.

Sezon boyunca ne gibi sıkıntılarla karşılaştınız? Bunların ne kadarını aşabildiniz?
Sezon boyunca, kadroyu geç kurmamızdan kaynaklanan sıkıntılar yaşadık. Takıma uygun taktiği tespit edip bunu uygulamaya koyacak çalışmalar için az vaktimiz vardı. 10'dan fazla futbolcumuz ilk kez A takım seviyesinde sahaya çıktı. Bu takımın birbirine uyum sağlaması, zihinsel, teknik-taktik açıdan yapılandırılması bizi zorladı.

Ekonomik açıdan yönetimin şahsi fedakarlıklarıyla verilen sözlerin yüzde 80-90'ının yerine getirildi ki amatör futbolumuzdaki genel tabloya bakıldığında bu gerçekten iyi bir oran. Lakin oyuncu mantığında alınandan çok alınacağa bakılması performansı olumsuz etkiliyor. Futbolcu bu konuda haklıdır yalnız kendisinin yerine getirmesi gereken vecibeleri de tam olarak yapmalıdır. Bunlar da performans, antrenman devamlılığı ve disiplindir. Bunların yanında mevkisel eksikliği tespit edip, sürecin geç ve az olması istenilen seviyedeki futbolcuları bulamayıp, eldeki oyunculardan çözmeye çalışmamız, netice alma anlamında bizi sıkıntıya soktu. İlerleyen süreçte ödemelerin tamamı olmasa da önemli bir kısmı halledildi ve iyi neticeler de geldi.

Peki camia ve taraftarlardan yeterli desteği görebildiniz mi?

Yeni kurulan bir kulüp olması, bir sezon öncesi büyük hedeflerle başlanıp iyi de bir çıkış yakalanması ancak sezon sonunda bunlara ulaşılamamış olmasının camiada heves ve desteğin azalmasına neden olduğunu gördüm. İstenilen başarıların gelmesi ve bunun kalıcı olması için camia bilgilendirilirse kalıcı bir destek elde edileceği kanaatindeyim. Yoksa Kastamonu camiası İstanbul'da çok büyük bir kitleyi kapsıyor ve gerçekten büyük bir potansiyel var.

Bu sezon en çok sevindiğiniz maçlar hangileriydi, neden?

İkinci yarıda oynadığımız Nişantaşı, Çeliktepe ve Şike Yıldız maçlarını sayabilirim. Bu maçlarda gerçekten çok iyi oynamış ve iyi neticeler elde ettik.

Peki en çok üzüldükleriniz?

İlk yarıdaki Ortaçeşme ve Nişantaşı, ikinci yarıda da Çeliktepe ve yine Ortaçeşme maçları... İyi oynamamıza rağmen kaybetmiştik.

Takımınızda performansından en memnun kaldığınız oyuncular hangileri?

Bu sezon ilk defa oynayan genç oyunculardan bir iki tanesi hariç hepsinden çok memnunum. Bunların yanında da takıma geç katılmasına rağmen çabuk uyum sağlayıp faydalı olan tecrübeli oyuncularımız da olmuştur. Kamuoyu önünde bireysel olarak göstermenin sağlıklı olacağını düşünmediğim için isim söylemiyorum. Tabii bunlar benim değerlendirmelerimde var.

Kulübünüzün bulunduğu noktadan daha ileri gitmesi için sizce yapılması gereken nelerdir?

Bütün kulüplerin kulüplerin kurumsallaşması, maddi-manevi yükün kişilerin üzerinden alınıp daha sağlıklı işleyişle ekip işi haline getirilmesi, sevk ve idarenin bilgisi deneyimi olan kişilerce sağlanması, en önemlisi de alt yapının oluşturulup geliştirilmesi diyebiliriz yüzeysel olarak... Derinlemesine çok daha genişletebiliriz bunları...

Yıllardır bu işin içinde olan eski bir futbolcu, şimdinin teknik direktörü olarak futbolcu olmak isteyenlere neler önerirsiniz? 

Futbolcu olmak veya olmamak dünyanın sonu değil. Futbolcu olmak için bazı özellikler olmalı. Bunların bir kısmı Allah vergisidir bir kısmını kişi kendince ve dışarıdan aldığı eğitimle kazanır. Yeteneğin dışında ahlak, karakter, mantalite (bakış açısı) öncelik taşır. Bu işi çok sevmek, çok çalışmak ve fedakarlık yapmak gerekir. 

Son olarak eklemek istediğiniz bir konu var mı?

Amatör lig artık sadece isimde kaldı. Eğer ki ortada dönen paralar varsa artık bu ligin amatörlükten çıktığını düşünüyorum. Madem ki durum bu, TFF'nin, kulüplerin, antrenörlerin ve futbolcuların yani bu işin içinde olan herkesin ona göre davranması gerekli. Ne denildiğine değil ne yapıldığına bakılmalı.  En basit olarak ara transferi örnek verebiliriz. Profesyonel liglerde ara transfer devre arasında yapılıyor, amatördeyse 5-6 hafta kala! Bence burada çok sıkıntı ve adaletsizlik var. Ya devre arasında olsun ya da kaldırılsın.

SÖYLEŞİ: EFKAN BUCAK

Yorum Gönder

Blogger tarafından desteklenmektedir.