Bir İnsan düşünün, bir takımın başkanı, antrenörü, malzemecisi, maç sonrası futbolcular ne yiyecekler diye düşünüp, cebindeki parayı son kuruşuna kadar harcayan, parası olmadığında da evinde tost sandviç hazırlayan bir baba, ağabey, arkadaş. Küllerinden yeniden doğan Salihlispor'un yarışmacı kimliğini kazanmasına, futbolcu üreten bir fabrikaya dönmesinde gecesini gündüzüne katan bir isim, Abdullah Türkkan; 34 yaşında evli ve 1 erkek çocuk babası idealist ve Salihlispor'un başkanı, antrenörü, malzemecisi her şeyi olan Abdullah Türkkan.

Abdullah Türkkan anlatıyor; 
"34 yaşındayım, çocukluğum Salihlispor'da geçti.Babam 20 yıl kulübün malzemeciliğini yaptı, onun sayesinde Salihlispor'un antrenmanları izliyor maçlarına gidiyordum. Babam sayesinde doğuştan Salihlisporluydum. Belki Salihlispor olmasa bugün, babamda, bende tarlalarda rençberlik yapıyor oluyorduk, bugün bu seviyedeysem bu Salihlispor sayesindedir. Salihlispor hayatımıza çok şeyler kattı ve katmaya da devam ediyor.

Salihlispor'un alt yapısında futbol eğitimi aldım liseye başladığımda okuldan 5'te çıkıyordum ama idmanlar 4'te başlıyordu bu nedenle lisansımı alıp başka bir kulübe transfer oldum araya askerlik girdi sonrası malum baktım futbolcu olarak ekmeğimi kazanamayacağım, 24 yaşımda futbol oynamayı bıraktım. 18 yaşımda katıldığım bir TFF kursunda antrenörlük belgemi almıştım ve futboldan ekmek yemeye kararlıydım çünkü futbol benim sevdiğim tek iş olacaktı. 28 yaşındaydım hayatımın takımı Salihlispor'u yeniden canlandırmak için bir şeyler yapmalıydım ve yaptım Salihlispor ismini yeniden hayata döndürdüm. Sıkıntılar büyüktü, kimse elimizden tutmak istemiyordu kulüp binamız bile yoktu. Hiç yılmadım, vazgeçmedim büyük bir azimle çalışmaya devam ettim. Evim Salihli'ye 5 km uzaklıktaydı, kulüp binamız olmadığı için antrenmanlara ve maçlara giderken malzemeleri motorsiklet ile sırtımda götürüyordum. 2-3 yıl bu şekilde idmanlara maçlara gittim sonra baktım olmuyor evimi Salihli'nin merkezine taşıdım.

'Malzemeleri eşimle yıkadık'
Artık şunu anlamıştım ben kulübün her şeyiydim antrenman ve maçlardan sonra malzemeleri topluyor evimde eşimle birlikte yıkıyor, yırtılan yelekleri, formaları evde tamir ediyor  bir sonraki antrenmana maça hazırlıyorduk.Çarşı çarşı, dükkan dükkan gezerek malzeme ve maddi yardım toplamaya çalışıyordum, yıllar geçmesine rağmen hala bu şekilde devam ediyorum, bazı esnaf dostlarımız malzeme ve maddi yardım yapamıyor, maçtan sonra gelin yemeğimizi yiyin misafirimiz olun diyordu.

'Masraf olmasın diye şoförlük yapıyorum'
Bir de bunun deplasman yönü var, bakıyorum cebime gitmeden yemek paramız çıkışmayacak, eşim ile evimizde tost sandviç hazırlıyoruz, deplasmana giderken fazla masraf olmasın diyerek yeri geliyor şoförlük yapıyorum.Takım olarak lüks içinde yaşama şansımız yok, ayağımızı yorgana göre uzatıyoruz, her şeyden tasarruf etmeye çalışıyoruz.

170'e yakın sporcusu ile bir fabrika
2012 yılının Mart ayında alt yapıyı kurdum, A takımda altyapıdan yetişen oyuncular oynuyor ve şuan da tüm alt yapı liglerine katılıyoruz. 140'ı lisanslı 170'e yakın oyuncum var.Yılda 100'ün üzerinde resmi maça çıkıyoruz, yeteneği olan gelecek vaat eden oyuncularımın önünü kesmemek için yeri geliyor kendi aracım ile Ege'nin bir çok takımına kendim götürüyorum.

Son üç yılda 8 oyuncum Akademi liglerine transfer oldu.Pınarbaşı Cup bitti, şimdi Altınordu ve Çamdibi'nin ortak düzenlediği turnuva'ya katılacağız, elimde yetenekli oyuncular var ama burda gören olmaz, o yüzden çevre il ve ilçelerde turnuvalara katılıp bir nevi oyuncularımı pazara çıkarmış oluyorum, geçen yıl İstanbul'da Beşiktaş'ın turnuvasına katıldık, belki çocuklarım dikkat çeker diye, hemde büyük takıma bakıp eksiklerini görsünler diye, Salihli'de bu potansiyel var.

Onlar benim her şeyim, çocuklarım
Bütün kategorilere kendim bakıyorum, oyuncularıma çocuklarım diyorum, onlar benim her şeyim, bütün zamanımı onlar ile geçiriyorum onlara, minik yüreklerine futbolu aşılamaya, başarmayı, paylaşmayı, sevgiyi öğretmeye çalışıyorum.

Katıldığımız lig ve özel resmi turnuvalarda iyi dostluklar kurmaya çalışıyoruz, rakiplerimiz ile rakip değil dost olmaya arkadaş olmaya çalışıyoruz, çocuklarıma her fırsatta futbolun dostluk arkadaşlık olduğunu anlatıyorum.
Belediye'den ayrıcalık istiyoruz.

Finale yetecek kadar paramız yoktu!
Sezonda 100'den fazla resmi maça çıkıyoruz, bir başka kulüp üç-beş maça çıkıp ligden çekiliyor iki kulübede verilen yardım miktarı 5 Bin lira.31 Mart-3 Nisan tarihleri arasında Muğla'da düzenlenen U-17 Türkiye Şampiyonası 1.Kademe maçlarına katıldık, finalde kaybettik. Salihli'yi Manisa'yı temsil ettik. Aldığımız maddi destek sadece oraya yetti ya sezonun geri kalanı? Zaten şampiyonaya giderken cebimizde otelde 3 gece kalabilecek paramız vardı, finale yükseldik sevinsek mi üzülsek mi anlamadım şaşırdım kaldım çünkü; 4.gece için paramız kalmamıştı, eşi dostu aradık borç istedik, eşim bile haftalığını gönderdi ve parayı toparlayabildik, bulamasaydık otelden çıkıp, arabada yatacaktık. Salihli'mizi her platformda başarı ile temsil etmeye çalışıyoruz. Salihli'ye layık olmaya çalışıyoruz.

Maddi anlamda bir nebzede yanımızda olsunlar diye kapı kapı dolaşarak iş adamlarımıza sponsorluk yasasını anlatmaya çalışıyorum devlete ödeyeceğiniz verginin bir kısmını kulübe destek olacaksınız bu sayede reklamda yapmış olacaksınız diyorum maalesef muhasebecilerinin yıl sonunda 3-5 evrak hazırlamak ya zor geliyor, ya da birileri kafalarını karıştırıp taş koyuyor anlayamadık. Bizde kendi yağımızla kavrulmaya çalışıyoruz.

'Herkes rant peşinde'
Bazı kesimler kızacak bana bırakın kızsınlar doğru her yerde doğrudur. Yarışmacı olarak neden sadece Salihlispor ile Salihli Belediyespor var. Herkes rant peşinde, sokak arasında okullarda yetenek buluyoruz çocuk 13 yaşına gelmiş daha taç atmasını bilmiyor, mevki nedir bilmiyor, ama birileri ne yapıyor çocuğun kafasına girip sen koşu yap top sektir yazın ben seni profesyonel takıma götüreceğim diyor, babasına da lisans çıkartma sakın lisansını alamazsın sonra oğlunu götüremeyiz diyerek gaz vermişler, hayal satıyorlar hayal. Ben ne yapıyorum yeteneği bulup gerekli eğitimi veriyorum öğretiyorum daha sonra profesyonel takımın kapısını çalıyorum sistemim bu. Salihli'de 11-12 tane spor okulu var ve açmaya da devam ediyorlar. Ama yarışmacı takım yapmıyorlar. Neden çünkü; deplasman para, hoca sözleşmesi para, lisans para, lige katılım payı para, yemek para, her şey para. Ama onlar ne yapıyorlar öğrencilerden aidat alıp, hayal satıyorlar sadece.

Her fırsatta Aileme zaman ayırmaya çalışıyorum
Oğlumda altyapıda oynuyor, temel eğitim alıyor, okulda dersleride iyi, çok fazla karışmıyorum hayatına, onunla ilgili kararları kendisinin vermesini sağlıyorum çünkü ileride sevdiği işi yapmasını istiyorum, ne iş yaptığı çokta önemli değil ama işini severek yapsın yoksa yaptığı işe itibar etmez. 

Haftanın belli günlerinde özel bir okulda futbol dersi veriyorum, çoğu zaman akşamları idmanlarım oluyor futboldan fırsat bulduğum her zamanı aileme ayırıyorum. Eve iş getirme derler ya bende öyle yapıyorum eve geldiğimde genellikle dizi izliyoruz. Birde zaman ayırabilirsem balık avlama merakım var hastalık işte"diyor, Abdullah Türkkan, 
Biz de kendisine bu keyifli sohbet için teşekkür ediyoruz.Kendisine ve Çocuklarına futbol hayatlarında başarılar diliyoruz.

HABER-FOTOĞRAF: SERVET SARUN

Yorum Gönder

Adsız dedi ki... 26.05.2016 14:18

Bu adama helal olsun TFF ne iş yapar milletten takımlardan kesitği cezaların en azından bir kısmını amatörlere ayırsınlar. gençleri sokaklardan topluyor

Blogger tarafından desteklenmektedir.