-Kulüp, krampon verebilmişse ve de 1 numara büyük gelmişse ona ses çıkaramayıp, tozluğun içine fazladan bir çorap giyip oynamak
-Yırtık formalardan espiri malzemesi çıkararak her şeye rağmen gülümsemek ve tadını çıkarmak futbolun
-Deplasman için saat: 10’da şurada toplanıyoruz denildiğinde saat: 9’da orada olmak
-Soyunma odalarındaki yazın mı sürülürse daha iyi olur, yoksa kışın mı o zamanlar belli olmayan ‘Bengay’ kokusuyla maça hazırlanmak
-Hoca, kadroyu okurken Perşembe yapılan antrenmanda hiçbir zaman belli olmayan kadroda “ben de var mıyım” acaba diye heyecandan tırnaklarını yemek
-İki tane ‘1 numara’ kaleci forması varsa diğerini ’12 numara’ yapmak için bant kullanmak
-Yüzleri, konuşmaları, laf sokuşları sert, ama gönülleri yumuşak ve de ihtiyaç duyduğunuzda ‘baba’ gibi davranan hocalardan ‘ağır dozda fırça yemek
-İdman sonrası tek olan duşlarda büyüklerden destur almadan duşta sıra beklemek
-Tozun toprağın içinde ölümüne antrenman yaparak, kirlenen malzemeleri hiç ses çıkarmadan elinde yıkayan anneye teşekkür edememek
-Yırtık kramponu babaya söyleyememek
-Hafta sonu maçlardan sonra kulübün imkanı olmadığı için yemeği mevlüt yemeğine denk getirmek
-Antrenman sonrası arkadaşlarla az bir parayla alınan sade gazozla mutlu olabilmek
-Her zaman yıkanamayan malzemelerin dışında takımla alakası olmayan “kıpkırmızı” bir tişörtle idmana çıkmak” (takım mavi giymişken)
-Arkadaşların şakalarından alınmamak, onlara ölümüne değer vermek, dost olmak, kardeş kalmak
VE BU YAZDIKLARIMI OKURKEN BAZEN GÜLMEK BAZEN DE GÖZYAŞI DÖKMEKTİR AMATÖRLÜ
Bu ruh hali, iyi bir ruh halidir.. Çünkü “naiftir,saftır,karşılıksızdır,temizdir”
Hemen hemen hepinizin hatırlayacağı şu örnekler “amatör ruh” değil midir?


YAZI: CANER KIZILER

Yorum Gönder

Blogger tarafından desteklenmektedir.